Bu yazi 23-Ekim-2007,Salı gunu, saat 18:33 de Miyav Haber kategorisi altinda yazilmistir. Bu yaziyi RSS 2.0 ile de takip edebilirsin. Ayrica yorum yapabilirsin , ya da kendi sitenden geri besleme yapabilirsin.
Tüm Hayvanseverler Tek Çatı Altında Birleşsin
->
Türkiye’deki hayvan hakları sorunu, hukuk, medya ve psikiyatri yönleriyle masaya yatırıldı.
Hayvan Hakları Türkiye Aktif Güç Birliği Platformu (HAYTAP) ve İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu’nun ortak girişimiyle Orhan Apaydın Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde hayvansever derneklerinin tek çatı altında birleşip, etkin bir güç oluşturması istendi. Panelde konuşmacılar özetle şunları söylediler:
Çocuğun hayvana davranışı uyarıdır
Prof. Dr. Sevil Atasoy (Adli tıp uzmanı): FBI ajanı Allan Brantley, 30 yıllık deneyimini “Mahkûmları inceledik. Büyük bir bölümünün hayvan sevgisinin olmadığını gördük” sözleriyle özetliyor. ÇocuÄŸun hayvana davranışı geleceÄŸin seri katillerini ele verebilir. ÇocuÄŸun hayvana davranışı bir erken uyarı sistemidir.
Hayvanlar dinler arası ortak değer
Prof. Dr. Özcan Köknel (Psikiyatr): Bilimin doğmasında havyanlar üzerinde yapılan deneyler önemli rol oynar. Birçok kuram o deneylerden çıkmıştır, bir aydınlanma dönemidir. Hayvanlar dinler arasında bile ortak değerler oluşturmuştur. Kedi bereketin, ay tanrısının simgesi olmuş. Kıyamet günü dirileceğine inanılmış. Güvercin barışın simgesi olmuş.
Hayvana işkence rant kapısı oldu
Ahmet Kemal Şenpolat (Avukat, HAYTAP Hukuk Danışmanı): 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası suçu değil kabahatları içeriyor. Bir sarhoşun nara attığında ödeyeceği para cezasıyla hayvana şiddet uygulayan kişiye verilecek ceza aynı. Parayı ver şiddete devam et. Para cezası artık devlet için ciddi bir gelir kaynağı, rant kapısı oldu.
Gücümüzü oya dönüştürmeliyiz
Doğaner Gönen (Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü): Artık ah vah dönemi bitmeli. Maalesef siyaset insanlığı değil, oy veren insanı gözetiyor. Siyasetten anlayış bekleme yerine, güç olup yaptırtma aşamasına geçilmeli. Hayvana işkence eden, hem işkencenin hem de toplumda yarattığı travmaların bedelini gerekirse hapisle ödemeli. Kamu vicdanı rahatlamalı.
Kürk giyen kadını hiç anlamıyorum
Leman Sam: Anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Bu kadın milleti kendi kıllarından kurtulmak için dünyanın parasını harcar, sonra da gider kıla bürünür. Yani kürk giyer. Evini tik ağacından eşyayla donatır, şömine önündeki ayı postunun üzerinde sevişir. Sonra da insanım diye ortalıkta dolaşır. Ben bunu anlayamıyorum.
Yorum yap